Yürek Yangınları

7/11/2009 - “Sosyal Zaman Öldürgeci”

Kategori: Yazilarim


Bu “Farm Ville” çılgınlıklarına İnanmıyorum ya!..Facee Book hesabımda diğer arkadaşların oyun resimlerini gördüğümde, önce mimari tasarım, grafik vb. bir şey zannetmiştim..Meğerse oyunmuş! Girdim araştırdım netten ve acaip şeyler öğrendim, ağlasam mı, gülsem mi bilemedim..

 

Çocuk da değil bunlar ya, koca koca hem de kariyer sahibi adamlar, kadınlar. Çılgınca bir oyuna kaptırmışlar kendilerini, tiryakilik gibi.. Üzüldüm doğrusu.

 

Yarın hesaba çekileceklerimizin ilklerinden olan “bu zamanların” hesabı nasıl verilecek ki? Hatırlarsanız daha önce de yazmıştım bu zaman mes’elesini;

 

http://www.sanliurfa.com/author_article_detail.php?article_id=1652

 

Gerçekten üzücü..Bu oyunla günlük hayatını; "ekimden önce", "hasadı beklerken", "hasattan sonra" diye bölen ve işlerini, toplantı ve randevularını buna göre düzenleyenler,

 

Telefon konuşmalarında, ev sohbetlerinde, sanal çiftliklerindeki ördeklerden, para getirecek ürünlerden, kaybolmuş kedilerden, ağaçlarının dekorasyonundan söz eden, sohbeti de, muhabbeti de, reeli de bitiren insanlar varmış artık bu dünyada!!

 

Hayatının 1 numarası yapmış kimisi..Rüyalarında bile sanal çifliklerini görüyorlarmış! Pirinç ekip, yumurta toplayanlar! Yakınlarına, dostlarına reelde yüz vermeyip,  sanal çiftliklerinde komşularına hediye yollayanlar subhanAllah..

 

“Çileklerim boynunu büktü” diye uykusu kaçanlar! “Domateslerim çürüyecek”, “hasad zamanı” diye randevularına gitmeyenler! Daha neler neler!


Her gün milyonlarca kişi ineklerini sağıp,  koyunlarının yününü topluyormuş, domates yetiştiriyor, hasad yapıyor, meyve-sebze topluyor, çilek ekiyor, bir ev almak için (!)var gücüyle çalışıyor, ağaç ekiyormuş!.


Hatta öyle ki tutkunları, gece yarısı alarm kurup uyanarak, ürünlerini topluyor, işyerlerinde en yoğun saatlerde bile sanal çiftliklerindeki ağaçları ve hayvanlarıyla ilgileniyorlarmış.


Ne do gribi aşısı, ne uranyum, ne memleket mes’eleleri..Varsa yoksa çiftlikler, ekim, dikim, hasat! Rüya mı ne bu ya!?

Diyaloglar:

"ya hacı! feyse girip benim karpuzları toplasana yaaa"
"yahu sonra topla nolcak" .
"ama yazık çok uğraştım ben onları yetiştirmek için"
"sanki tohumuna para verdin! hadi işim var selametlen"

-ay iş yerimden facebook'a bağlanamıyorum balkabaklarım çürüyecek!
- karpuz ekmiştim ama o tarihte tatilde olacağım!
- tam da çilekleri toplama zamanına toplantı koymuşlar, gitti paralar!

işyerinde arkadaşla otururken telefon geliyor. çocuk açıyor telefonu. Karşıdaki:
"abi benim domateslerin sulanması lazım". "oğlum bak sen de benim koyunların otunu vercen haaa" böyle bir muhabbet dönüyor. çay molasındayız. "ya oğlum dur bak devamını anlatayım..." diyorum."abi domatesler çürümesin" diyor adam.

tohumlar elimizide, oraklar belimizde
ben giderim tarlaya hey taaar laaa yaaaaaaaaaaaaaa

Ne dediler:


tüm arkadaşlarım oynuyor, işyerinde herkes oynuyor, karışınca "şöyle oyun, böyle oyun bik bik bik" ediyorlar. nedir bu kardeşim! manyak mısınız siz? çiftçiliğe çok meraklıysan git tarlada çalış. Allah’ın sanal psikopatları siziii.

az evvel "dur şu çilekleri toplayım da öyle tuvalete gideyim.." diye düşünüp, altıma etmek zorunda kalırken buldum kendimi..bu ne biçim hastalık ülleeennnn!!

Bugünlerde çalışma arkadaşlarınız ‘Çileklerim çürüyecek, acil toplamam lazım!’ derse şaşırmayın. Ya da tüm dostlarınızla toplanmış koyu bir sohbet ortamı yaratmışken aralarından biri saatine bakarak ‘Aman Allah’ım! İneklerimi sağmam gerekiyor. Ben gidiyorum’ derse ona kırılmayın. Anlayın ki onlar birer FarmVille bağımlısı.

mavi kurdele alabilmek için üşenmeyip tek tek milletin çiftliklerine gidip fotoğraf çektiğimde "benden daha boş bir insan var mıdır caba şu dünyada" diye düşünürken, okulda öğretim üyesi olan bi hocamın çiftliğine baktım. adam hayvanları ve bitkileri çeşitlerine göre dizip bir de çitlerle ayırmış, süslemiş falan. yemin ediyorum soğudum adamdan, saygım azaldı.

koca koca insanları çocuklaştırmayı başarmış facebook zımbırtısıdır... hala anlamadım olayın zevkini kardeşimin sürekli bu oyunu oynaması sonucu evde sürekli inek böğürtülerine maruz kalmaktayız, sinirli bir anda babamın bu olaya tepkisi ise "susturun şu inekleriiiiii" şeklinde olmuştur.

şu aralar herkesin deli gibi oynadığı oyun, sanırsın ki oynamayanı dövüyorlar..koca koca insanların işyerinde bile işi gücü bırakıp çilek ekip üzüm biçtiği, randevularını ekinlerin büyüme zamanına göre ayarladığı düşünülürse ne derece bağımlılık yarattığı daha iyi anlaşılır..

mause üreticilerinin satışlarını arttırmak için icat ettiği oyun.
sosyal zaman öldürgeci

FarmVille bir oyun evet diğer feysbuk oyunları gibi, amacı herkesi siteye bağlamak, düzenli olarak feysbuka girmenizi sağlamak. Bu oyundaki amaç tarlanızı ekip biçerek para kazanmak ve bu paraları harcamaktır.

Her gece “iyi geceler canım, balım, bidenem” diye vedalaştığınız sevgilinizle artık "pirinç ek yatmadan, yarın öğlen toplarsın, hadi rastgele!" diyerek vedalaşmaya başlıyorsunuz.

ekmişiz çilekleri saat 23'te, 3'te toplamak gerek şimdi.. sabah hayatta 7'de kalkamam.. of allahım, dertsiz başıma dert aldım!

"amanın sebzelerim ölüyor" havliyle, facebook'un engellenmiş olduğu işyerinden vpn ile evdeki bilgisayara bağlanıldığında o an evde yalnız ikamet etmekte olan kimselerin içeriden gelen inek keçi tavık sesleriyle ödünü koparan oyun.

Tüm gün bilgisayarımda oyunu açık bırakıyorum. Gün içinde birçok işim ve toplantım oluyor. Ama aklımın bir köşesinde de bu oyun var. Eve gider gitmez kimsenin yüzünü görmeden bilgisayarımı açıp oyunla ilgilenmeye başlayabiliyorum. Ya da bir toplantı zamanında arkadaşlar toplanmışken onları biraz bekletip acele acele ürünlerimi toplayabiliyorum.
 
haftasonu sabahın köründe uyanıp domateslerimi topladım lan ben bu hafta!!!
normalde dünya batıyor deseler "aman iyi bi onbeş dakka daha uyurum o zaman.." diyecek tıyniyette bir insanım..bildiğin hastalık olm bu oyun! daha uzun uzun ne denli bir bağımlılık olduğuna dair  yazmak isterdim ama üzüm ekmem lazım, başımı sokacak bir ev almak için para biriktiriyorum!

 

Bir değirmendir zaman; Kıymetini bilmeyenleri, öğütür.

 

İnsanın içinde bir “adanma” ruhu gizli, tapınma eğilimi;

Kul-köle olma, adanış..

 

Vahhab olan O Rabbimiz yaradılışta her “öz”e koymuş bunu..

 

Ama tayin etmemiş yönünü..

Seçimi insana bırakmış ki hesap âdil olsun..

Adildir O, hem Hâkim, her işi hikmetli..

 

Seçeceksin, seçtiğin kaderin olacak,

Ve özne “sen” olduğundan “hesap faturası” da, “sana” çıkarılacak haliyle..

 

“İzm”ler bunu, “adanış meylini” iyi anlamışlar ve o taraftan sürekli vuruyorlar!

Zaaflar biliniyor ve bunu kendi menfaatleri doğrultusunda kullanıyorlar hep!

 

Hep yeni “idol”ler çıkarıyorlar gençlerin önüne..

 

Bilinçsizce tüketme kültürü(!) ; Eşyayı, kendini, değerleri ve zamanı..

Hiçleştirme..

 

Ve mutsuz insanlar, daha doğrusu yığınlar!

 

Dikkat ettiniz değil mi;

 

Yaradan’a çevirdiğinde “öz”ünün yönünü,

Kul olduğunda yani, sultan oluyorsun da,

Yaradan’dan çevirdiğinde; eşyaya, “idol”lere vs.

Hiç oluyorsun!

 

Kendini bile-isteye hiçleyen bu insan;

 

Ne kadar da zayıf !

Ne kadar da aciz!

Ne kadar da zavallı!

 

Halbuki bilse, kendini tanısa o zaman çözülecek düğüm..

Kendini bilecek..

Rabbini bilecek..

Kul olacak ilkin, sonra sultan.

 

Efendim, hep derim ya gönül asla boşluk kabul etmiyor! Etmez!

 

Sen gönlünü Hakk ile doldurmazsan, şeytanın askerleri işgal edecek!

 

Sen sabah vakti kalkıp, kılmakla emrolunduğun 2 rekat namazı kılmazsan,

Kafa ve yüreğini işgal edenler, sana hükmedenler işte böyle!

Sabahın köründe alarm kurdurtup sana çilek toplatırlar!..

 

Ya Rab yüreklerimizi seninle doldur ki ağyara yer kalmasın!

 

Topla bizi ya Rabbi!

Elimizi, dilimizi, gözümüzü, kulağımızı, aklımızı, hayalimizi, topla yüreklerimizi ne olur..Vakittir dua olsun çağa karşı, hala diri kalan bir yürek yarımızdan, amin

 

Muhabbetle efendim

 

Ayşe Reşad

 

Not1: Efendim, ortadaki "Diyaloglar ve "Ne dediler" kısmı, arama motorlarından, diğerleri bana aittir.


Kendime Yorum: Örnekler çok olmuş :)
Evet bazıları çok komik geldi, biraz da gırgır olsun diye çoğunu taşıdım buraya ;)
Bir de: Zamanı ufalamakta, öldürmekte, bile isteye kölelikte, kendi kendilerine şahidler olsunlar diye!

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/10/2009 - D-ü-ş-ü-n-ü-y-o-r-u-m

Kategori: Yazilarim


Geçen bir klip izledim, Risale Kanalı'nda..Orada bir sahne çok etkiledi beni, gözlerim doluverdi:


Bir anne çocuğunu cezalandırmak için kapı dışına bırakıyor..Çocuk orada ağlıyor sızlıyor ısrarla hiç vazgeçmeden sürekli, sürekli çalıyor kapıyı..


En sonunda ceza bitiyor, kapı açılıyor ve mutlulukla annesinin boynuna sarılıyor çocuk :)


Şunları çağrıştırdı bana; B
izler de, bazen bir halt ederiz, başımıza bir musibet gelir..


Hani nasıl bir çoban, tam uçurumun kenarına gelen koyunları düşüp telef olmasın diye, vurur onlara ki dönsünler..


Musibet o vurmadır, ceza da aslında kucağa bir çağrıdır, bu manasıyla nimet..


Aynen bunun gibi bazen kapı dışına atılırız..


Daha doğrusu nefsimizin çakırkeyfliğine uyarak, biz atarız kendimizi, O’nun rahmet dairesinden dışarı.


Çünkü O’nun rahmetini celbedecek elektromanyetik çekim yoktur artık bizde..


Bile isteye zulmederiz yani nefslerimize.



Ama tevbede ısrar, kapı önünden hiç ayrılmamak,
O'nu memnun etmek suretiyle açılır kapılar yeniden ve huzura kabul ediliriz..


"Kul tevbe ettiğinde Allah'ın sevinci, çölde devesini kaybedip bulan adamın sevinci gibidir"


Ya Afuv! Ya Ğaffar! Ya Tevvab!


http://img36.imageshack.us/img36/2572/sgrosline2.gif


Uzaklaştırılır insan bazen, inanırım..

Hani insan bazen ibadet edemediğinden yakınır ya?.."Namaz kılamıyorum", "dua etmek içimden gelmiyor hiç" "camiye gidemiyorum" gibi..


İşte belki de o zamanlar özellikle uzaklaştırılıyoruz! Nasip olmuyor..


Bizde yarar bir şey göremiyor Rahman ve çağırmıyor bizi huzuruna..


Dua gibi..Hani bazen nasıl da huşu ile ederiz, duadan nasibi olan isimler gelir aklımıza hemen zikrederiz. Ama bazen de dua edemeyiz hiç. Ettirilmeyiz!

Yoksunluğumuz yoksulluğumuzdandır..

Bizde O’na yarar bir amel yoksa, yoksuluz demektir.


Bizde Rahman'ı- Rahmeti çeken kocaman bir mıktanıs olsa mesela :) O'na yarar, O'nu memnun edecek niyet ve ameller yani..

O zaman, O da bize rahmet nazarıyla bakacak ve açacak kilitlerimizi tek tek..


http://img36.imageshack.us/img36/2572/sgrosline2.gif


"İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır."


Bir kul Allah ile arasını düzeltirse,
O'na daim yaklaşmak için çırpınırsa..
O'nun yasakladıklarından sakınırsa,

Sırf O'nunla arası bozulmasın diye, O'nu incitmemek için, takvasından bunları yaparsa..

Sonra, “diğer insanlara nasıl yardım edebilirim” “onları nasıl mutlu edebilirim” diye çırpınır, bunu da Allah için yaparsa..

İşte o zaman Allah bu kulu sever ve o kulun gören gözü, duyan kulağı, tutan eli olur..

Ne demek bu?

Allah ahlakıyla ahlaklanmak demek.

Allah'ın tüm esmasının insanda tecelli etmesi demek, yani esmaulhusnaya ayna olması..

İşte o zaman Allahu Teala, bu kulu sever, ve meleklere de der ki; " sevin bunu"

Sonra melekler de insanlara; "sevin" derler..

Yer ve gök halkınca "Sevgili" olur o kul..

Ya Veduuuuud!..

 http://img36.imageshack.us/img36/2572/sgrosline2.gif


Rabbim sesini duyar ve cevap verir..

Sadece dillendirilen duaları değil, kalpten-akıldan geçenleri de..

Duyar ânında, merhamet eder ve cevap verir.


Şaşar kalırsın ve; “Ama ben sadece düşünmüştüm, isteğimi dillendirmemiştim bile..” dersin..

O Vedud'tur.. Vahhab'tır..

Şasma O'nun emrine..Sadece tevekkül et ve teslim ol.

Hasbiyallahu lailahe illahu aleyhi tevekkeltu ve huve Rabbularşilazim

 

 http://img36.imageshack.us/img36/2572/sgrosline2.gif


İnsanın kendine yaptığı en büyük zulümdür affetmemek..

Hem de yolları tıkar..

“Kullandığımız ölçüyle ölçüleceğiz” ya, o anlamda tıkaçtır, öteler adına..

Affetmek, bir iç muhasebeyle, içe dönüşle mümkün ancak..

Zor çünkü, biraz alıştırma yapmak lazım.. Kendimden biliyorum oluyor ama, yeter ki isteyin..

Başınıza bir şey geldiğinde, biri size söz söylediğinde ya da ne bileyim haksızlık vb. yapıldığında ne kadar acı olursa olsun hemen içinize dönün ve sorun:

Ben ne halt ettim ki bunu başıma musallat ettin ya Rab?

Ey nefsim cevap ver ne yaptın!? Ya da ne yapmadın?!

Sonra bakın, mutlaka bulacaksınız, bir yerlerde zinciri kırdınız..

Öyle bir şey yaptınız ki –emre itaatsizlik ya da O’na hoş gelmeyen bir şey mesela-

Böyle olunca insan kolay affediyor, hem de muhasebe ettiğinden yüreği hep diri oluyor çağa karşı ;)

Haa ama, karşıdan insanlar belki diyeceklerdir;
“Şuna bakın ya nasıl da onursuz, gurursuz” vs.. olabilir, bırakın desinler..

Madem “Kullandığımız ölçüyle ölçüleceğiz” kulak asmayın hiç kimseye,

Siz Allah'ın onursuzu olun!


 http://img36.imageshack.us/img36/2572/sgrosline2.gif

 
Cuma Suresi 9 ve 11. ayetler-İniş Sebepleri:

 
http://groups.yahoo.com/group/fethimiz/message/19908  

 Annem rahmetli cuma günü namaz vaktinde kesinlikle iş yaptırmazdı, ibadet, tesbih vb. meşgul olunsun isterdi..

Hatta Kur'an okunmasa, namaz kılınmasa bile, illa ki de ev işlerini o saatte yapanlara, ev süpürenlere falan çok kızardı..

Demek ki eskiler biliyorlardı, ilimleri olmasa dahi..

Tabii cuma içindeki o duaların kabul olduğu icabet saati de var.

Bir de şu var, yukarıdaki ayetleri –Cuma 9 ve 11- okuyup; "Haa tamam, bu sadece cuma namazı için, hem de alışveriş hakkında" dememek lazım..

Diğer vakitlere de şamildir diye yüreğime düşüyor hep..

Ezanı duyunca hiç umursamadan elindeki işine devam edenler..

Ezanı duyunca izlediği tv dizisinden baş kaldırmayanlar..

Ezanı duyunca hiç duymamış gibi kulak ve yürek tıkayanlar..


Anne-babası ya da iş yerinde patronu, ya da sevdiği çağırınca el pençe divan duranlar hergün 5 vakit minarelerden okunan:

"Beni Unutma"
"Haydi huzura"
"Haydi kurtuluşa" çağrısını neden umursamazlar?


Neden umursamıyoruz?!

O vakitler bilelim ki Rabbin bizi kucağına çağırdığı vakitlerdir, gafil olmayalım ve o an ki amellerimize "Allah için"lik katalım daima..


Muhabbetle efendim


Ayşe Reşad

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2009 - Zikir, dâim O'nda-O'nunla olmaktır

Kategori: Yazilarim

 

Zikretmek, sadece namaz kılmak ve belli zikirleri tekrar etmek değil;


İnsan eğer hep O'nunlaysa iç planda, -Allahu subhânehu ve Teâla-
Dışta başka şeylerle meşgul gibi görünse de aslında hep O'ndadır..

Ve
bu hal zikirdir.. O kişi zikirdedir.

Eğer O'nunlaysan; Hani bir pergel gibi; pergelin bir sivri ucu vardır, onu sabitlersin bir noktaya ve diğer kalemli uçla daireler çizersin ya..

İşte Onun gibi aynen..
Halk içinde dahî daim Hakk'la olmak..

Eli işte, kalbi O'nunla olmak..

İşte o zaman her ne yaparsan yap, zikirdesin..

Bu bağlamda;

Elinde neşter ameliyat masasında doktor zikirdedir,
Kara tahtadaki öğretmen zikirdedir,
Evini temizleyen- yemek pişiren hanım zikirdedir
..vs.vs.vs

Bir de bazı alimler , insana sevap kazandıracak her seyi, her hareketi zikir diye tarif etmişler ya;

Yani sadaka verirken zikirdesin,
Bir kardeşine gülümserken zikirdesin..
Gözünü-elini vb. tüm bedenini haramdan muhafaza ederken zikirdesin..

 

Daim O'nda olana, daim O'nunla olana müjdeler olsun..

Ayşe Reşad

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2009 - Sevgili’den Gelen Her şey Tatlıdır

Kategori: Begendiklerim

 

Bir gün Lokman’ın Efendisine hediye olarak bir karpuz getirdiler. Hizmetçiye “ git, oğlum Lokman’ı çağır” dedi Lokman gelince Efendisi, karpuzu kesip ona bir dilim verdi.

 

Lokman o dilimi bal gibi, şeker gibi yedi. Hem de öyle lezzetle yedi ki Lokman’ın efendisi, ikinci dilimi de kesip sundu. Böyle, böyle karpuzu tekmil yedi; Yalnız bir dilim kaldı.

 

Efendisi “ Bunu da ben yiyeyim; bir bakayım, nasıl şey, herhalde tatlı bir karpuz” dedi .

Çünkü Lokman, öyle lezzetle, öyle zevkle, öyle iştahlı yiyordu ki görenlerin de iştahı geliyordu.

 

 Efendisi o dilimi yer yemez karpuzun acılığından ağzını bir ateştir sardı, dili uçukladı, boğazı yandı. Bir eyyam acılığından adeta kendisini kaybetti.

 

Sonra Efendisi:

 

-A benim Cânım, böyle bir zehri nasıl oldu da tatlı tatlı yedin,

 

Böyle bir kahrı nasıl oldu da lütuf saydın?

 

Bu ne sabır? Neden böyle sabrettin?

 

Sanki canına kastın var? Niye bir şey söylemedin, niye biraz sabret şimdi yiyemem demedin?” dedi.

Lokman dedi ki:

 

“ Senin nimetler bağışlayan elinden o kadar rızıklandım ki utancımdan adeta iki kat olmuşumdur.

 

Ey marifet sahibi! Elinle sunduğun bir şeye “bu acıdır” demeğe utandım.

 

Çünkü vücudumun bütün cüzleri senin nimetlerinden meydana geldi.

 

Ben senin dânene, tuzağına gark olmuştum;

 

Bu kadarcık bir acıya dayanamaz, feryad edersem vücudumun bütün cüzleri hak ile yeksan olsun!

Şekerler bağışlayan elinin lezzeti bu karpuzdaki acılığı hiç bırakır mı?

 

Sevgiden bakırlar altın kesilir.

 

Sevgiden tortulu, bulanık sular arı duru bir hale gelir, sevgiden dertler şifa bulur.

 

Sevgiden ölü dirilir, sevgiden padişahlar kul olur.

 

Mesnevi’den

 

Geniş İçerik İçin;

 

http://www.webamca.com/Mesnevi.asp?MesneviID=37&Page=devam

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2009 - Ölmeyen bir sevgiliye âşık ol..

Kategori: Ah minel Ask

 

Sen kamışsın, ucunu kesmezsen küt diye kalır.

Nefis yongasını da atacaksın ki o zaman;

“Ben o kudsi ruhun elindeki kamışım.İmzamı ha atmışım ha atmamışım.” NFK

Kendi nefsini sıfırlayacaksın ki; O sende ne melodiler çıkaracak, ne melodiler çıkaracak.

Allah’a bir ney olmamız lâzım. Allah’ın mânâsı bizden nasıl yansıyacak?Ama biz nefsimizi kütük gibi kendimizden yok etmediğimiz takdirde manâ çıkmıyor.

Allah da böyle diyor: Sen kendini sıfırla ki ben sana ikram edeyim.

Ama sen, "Bende var,sağol" diyorsun oldu mu?

Nasıl ikram etsin ki sana?

Kerem sahibi karşı tarafta bir fakirlik görecek ki sana ikram etsin.

Adam zaten her tarafı altınlarla kaplanmış, hiç aczini belli etmiyor.

Hiç acz ve fakrını belli etmiyor. Sen,ona ne hediye etmek isteyebilirsin ki?

Kemal Ayyıldız

 

Hazret-i Musa aleyhisselam Tur'daki duasinda der ki :

-
Rabb'im, sen kullarindan ne zaman razi olursun bildir de, ben de kullarina bildireyim. Onlar da senin razi olacagin sekilde dusuncelerini duzeltsinler.

Soyle buyurur Rabb'imiz :

- Kullarim benden ne zaman razi olurlarsa, ben de onlardan o zaman razi olurum!..

 

DERTLİ BİRİ, ağlayıp inlemekteydi.  Oradan geçmekte olan Şiblî, adamın halini görüp ağlayışının sebebini sordu. Adam dedi ki:


“Şeyhim! Bir sevgilim vardı. Güzelliği canıma can katıyor, ömrümü arttırıyordu. Öldü. Ben de derdinden ölüyorum. Yasıyla gözüme âlem kara görünmede.”


Şiblî dedi ki:


“Mademki gönlün bu yüzden perişan, bu yüzden kendinden geçmişsin, neden boyuna yaslanıyor, ağlayıp duruyorsun? Yeniden bir sevgili tut. Fakat bu sefer ölmeyen bir sevgiliye âşık ol da, derdiyle böyle ağlayıp inleyerek ölmeyesin!”

 

İsmail Örgen

Yalniz Biri iste; baskalari istenmeye degmiyor.

Biri cagir; baskalari imdada gelmiyor.

Biri talep et; baskalari layik degiller.

Biri gor; baskalari her vakit gorunmuyorlar, zeval perdesinde saklaniyorlar.

Biri bil; marifetine yardim etmeyen baska bilmekler faydasizdir.

Biri soyle; Ona ait olmayan sozler malayani sayilabilir."


Ey nefsim! Kalbim gibi agla ve bagir ve de ki:

Faniyim, fani olani istemem.
Acizim, aciz olani istemem.
Ruhumu Rahmân'a teslim eyledim; gayr istemem.
İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim.
Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim.
Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim....`


"Dunyanin ister bati tarafinda olsun, ister dogu tarafinda bulunsun, butun insanlar olecektir! Boylece dunyada ne seven kaliyor ne de sevilen: herkes olup gidiyor." Mesnevi

“Butun dunyada maddi asklar fanidir.
Zamani gelir ne asik kalir, ne de masuk..
Sayisiz guzellikler oldu. Meshur asklar masal oldu.
Su basip gectigimiz topraklarda ne guzeller yatmaktadir.

Seyh Sadi bir beyitinde:

“ Basip gectigin topraga yavas bas, cunku o toprakta bir cok gozler, yanaklar, kemikler vardir. Onlari incitme!” diyor.

Ince ruhlu bir sair de gelip gecici aski su siirinde ne guzel ifade etmis:

“ Bu dunyada butun cicekler soluyor. Butun kuslarin otusleri devamsizdir. Ben ebedi surecek yazlari dusunuyorum. Bu dunyada butun insanlar dostluklarinin ve asklarinin zevaline aglarlar, ben ebedi surecek sevgileri dusunuyorum”

iste sairin ebedi olarak surmesini hayal ettigi sevgi “ilahi sevgidir” Mevlana’nin istedigi sevgidir.

Ey hakikat yolcusu, sen oyle bir askin pesinden kos ki, o ask gelip-gecici olmasin. Sonunda seni ye’se, umitsizlige dusurmesin.
Allah askinin zevali yoktur.
O askin asiki da masuku da ebedidir.

Hic olmazsa hayatini ilahi ask ugrunda harcayan o bahtli adam, kendini oyle bir fenne, oyle bir hunere feda etmis ki, o feda ediste, o oluste, o mahvolusta yuzlerce hayat vardir.

Hakk’a karsi duyulan askta, onu seven de, onun tarafindan sevilen de olumsuzdur! Oyle bir sevgiye nail olanlar iki alemde de dileklerine ermis, iyi bir ad, san birakmislardir..

Mesnevi tercumesi 3545 / Sefik Can


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2009 - Beyaz renk kir götürmez..

Kategori: Begendiklerim


Sen insanların gözlerinin değdiği yerlerini düzeltiyor;

fakat Allah’ın baktığı yer olan kalbini niçin düzeltmiyorsun ?

 

Ey olgunluk yaşına gelmiş insan !

Ömrün nihayete doğru yaklaşmakta.

Öyleyse eksiklerini telafi et, tamamla.

Bak saçın, sakalın ağardı; beyaz renk kir götürmez.

 

İbn Ataullah el-İskenderi

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2009 - Daî

Kategori: Begendiklerim

Sesime cevap veren Sensin.

Yakarışıma ses veren Sensin.

Çağrıma karşılık veren Sensin.

Dileklerimi önemseyen Sensin.

Dualarımı işiten Sensin.

Yokluğum en güzel duamdır; varlığımı Sana dua eyle.

Suskunluğum en keskin sözümdür; sözümü Sana dair eyle.

Kırık kalbim en iyi yanım; kalbimi Sana yâr eyle.

 Senai Demirci


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2009 - Ey Hiç Darılmayanım!..

Kategori: Yazilarim



Ey beni en en çok sevenim..
Ey beni en en çok kollayıp-gözetenim..
Ey sesimi hep duyanım! Yaralarımı saranım..
Eyy hiç darılmayanım! Çağırınca koşarak gelenim!

Ey bana benden yakınım! Ey beni en çok bilenim!
Ey en çirkinimden sonra bile “gel” diyenim!
Eyy! Dünya terketse, hiç terketmeyenim!

Ey en en vefalım..Ey Sevgili, en sevgili! Meded!..

Ahh.. Ey kadrini hiç bilemediğim!
Ahh.. Ey nefsimin ilk şahlanışında bir kenara ittiğim..
Ahh.. Ey “Sendeyim” deyip, ülfetlerde kaybettiğim!
Ahh.. Ey “Yalnız Sana..” deyip, gayrısına kulluk ettiğim..

Ahh Sevgili! En en Sevgili..
Ahh ya Vedud! Ya Rahim! Ya Sabur...
Ahh ya Tevvab! Ya Afuvv..
Ahh ya Rabbi! Ahh Allah’ım Af Allah’ım!
Tut sana müştak yüreğimi, affet beni....

Ayşe Reşad

 

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2009 - Paradigmalar

Kategori: Begendiklerim

Teslimiyet:
İftiraya uğrayan idamlık bir kişinin,
Sehpada sallanırken, cellada gülmesidir!

Kemâlat:
İçtimaî hayatta yer alan her kişinin,
Otururken, kalkarken haddini bilmesidir!

Cesaret:
İradesi, vicdanı kayıtsız hür kişinin,
Ucûbe yasakları tümüyle delmesidir!

Feragat:
Aşkı, samimiyeti, imanı gür kişinin;
Nefsinden sıyrılarak, ölmeden ölmesidir!

Kanaat:
Sahavetle, sofrası kurulu er kişinin,
Kıtlıkta ekmeğini muadil bölmesidir!

Zerâfet:
Tek helâlini gören, harama kör kişinin,
Şehevî arzuları kalbinden silmesidir!

Garabet:
Ömrünü tamamlamış tamahkâr pîr kişinin,
Ahireti unutup, dünyaya yelmesidir!

Ahmet Süreyya DURNA

 


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2009 - En güzel aşk hikayesi

Kategori: Yazilarim

Dünyanın, yaşanmış en güzel aşk hikayesi bu..


Ne Leyla diyeceğim size ne de Mecnun, Ferhad, Romeo vs. vs..


En güzel aşk hikayesi Efendimiz salallahu aleyhi ve sellem ile Hatice Validemiz'in hikayesidir..


 

Sanır mısınız ki Leyla ile Mecnun evlenseydi, ya da diğerleri, aşkları dillere destan ölür, günümüze kadar ulaşırdı?

 

Hayır tabii ki!

 

Belki bir kaç sene sonra bitecekti.. Yaşanmadığından, kavuşulmadığından hep bunlar

 

Ama siz bir bakın Efendimiz’le, Hatice Validemiz'in aşkına ALLAH için!

 

Bu, yaşanmış hem de uzun yıllar boyu yaşanmış bir aşk..

 

Ahla kıssat hub fil âlem.

 

Mekke fethinin ilk günü, o karışıklık, o heyecan esnasında Efendimiz yaşlı bir hanımla karşılasıyor..

 

O'nun yanına gelmesini önlemek isteyenlere "Bırakın" diyor gelsin..

 

Sırtından abâyasını çıkarıp, hanımın altına seriyor ve birlikte oturup 1 saat kadar sohbet ediyorlar..

 

Âişe Validemiz merak ediyor ve sonrasında;

 

"Kimdi O? Neler konuştunuz?" soruyor..

 

Cevaba bakar mısınız;

 

" O, Hatice'nin arkadaşı idi, eski günleri yâd ettik"

 

Hatice Validemiz vefat etmiş, aradan yıllar geçmiş, vefayı, sevgiyi, özlemi görüyor musunuz?

 

Ve o hengâmede!..


Ve Hatice Validemiz'e bakın;

 

Yaşı 55.. Efendimiz o sıra Hira Mağarasında, nübüvvetten evvel ibadette..

 

Her gün O en sevgili'ye yiyecek taşıyor!

 

Her gün gidiyor ve O'nunla biraz oturuyor..

 

Hira Mağarasını bilir misiniz siz?

 

Ne kadar yüksektir ve çıkması ne kadar zordur?

 

Bugün gençler bile çıkarken ter içinde kalırlar, çok yorulurlar..

 

Yaşı 55 Hatice Validemizin! ^

 

Ve her gün Habibini görmeye gidiyor!

 

Yine bakınız ki o asil hanıma, Efendimiz'den daha yaşlı olduğu içın O'na, üstüne evlenmesini teklif ediyor!

 

Düşünebiliyor musunuz?

 

O'nu öylesine seviyor ki, sadece O'nu mutlu edeceğini düşündüğü için "Evlen" diyor!

 

Ama O, reddediyor, asla O'nu incitmek istemiyor..

 

Hanım'a bakın! Ve sevgisine..

 

Yine ilk vahiy geldiğinde O'na nasıl destek olduğuna, yüreğini, malını, canını nasıl serdiğine bakın..

 

Ve Efendimiz'in yüreğindeki Hatice Validemiz’in yerini düşünün, çok hadislerde geçer..

 

Yine Validemiz'in vefatından çok uzun yıllar sonra kız kardeşi Hale, Efendimiz'in evine gelir ve kapıyı çalar..

 

Öylesine heyecanlanır ki O, kapıya koşar, eli ayağı dolaşır..

 

"Neden" derler..

 

"Hatice'nin çalışı bu" buyururlar..Ve ardından; "Sanırım Hâle'dır gelen" derler..

 

En güzel Aşk hikayesi budur!

 

Yaşanmış ama eskimemiş, yepyenidir..

 

Sallallâhu aleyhi ve sellem..

 

Bizlerin muhterem Validemiz'den alacağı çok dersler var..

 

O'na, Onlar'a benzeyenlere selam olsun..

 

Ayşe Reşad


 

Buhari ve Muslim'de, Aişe Validemiz'in radıyallâhu anha şöyle dediği kayıtlıdır:

"Hiçbir kadını Hatice gibi kıskanmadım."

"Resulullah'ın kadınlarından hiç kimseyi Hatice gibi kıskanmadım; ben onu görmedim; Fakat Resulullah onu çok anardı; bunun üzerine ben de ona, 'Sanki dünyada Hatice'den başka kimse yok!' dedim.”

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

//..Birgün akşam olur, biz de gideriz; Kalır dudaklarda şarkımız bizim..// Yüreğimi paylaşmaya gelen tüm dostlara merhaba :) Sizlerden ricam; Şu sanal alemde yürek esintilerime sahip çıkmama yardım edin lütfen; Buradaki yazıları, başka yüreklere de ulaştırmak istediğinizde lütfen altına ismimi ekleyin ya da blog adresimi. Bin teşekkür.. muhabbetle

Son Yazılarım

“Sosyal Zaman Öldürgeci”
D-ü-ş-ü-n-ü-y-o-r-u-m
Zikir, dâim O'nda-O'nunla olmaktır
Sevgili’den Gelen Her şey Tatlıdır
Ölmeyen bir sevgiliye âşık ol..
Beyaz renk kir götürmez..
Daî
Ey Hiç Darılmayanım!..
Paradigmalar
En güzel aşk hikayesi
21. Yüzyılda Rasûlullah'ın Gelini
"Allah seni kendi yolunda ne kadar kullanıyorsa değerin o kadardır."
“Henüz inmemiş Ayetler”
Dua
Yâr ile ettiğin ahdi unutma!
Hani Rabbim..
Sen ne yaptın ki O en Sevgili teşrif etti evine?
"..... Hayatını kaybetti."
Gönlünü İPlere bağlı tut!
Sobele Kendini!
YALNIZın Halleri
Ol mâhiler ki..
Sen, yürekler nasıl fethedilir sanıyorsun ki?
PERDE ARKASI
Gelecegin mimarlari:BiZiZ!

Kategoriler


  • Ah minel Ask
  • Begendiklerim
  • Damlalar
  • Kisa - Kisa
  • Not Defteri
  • Sevgili'nin İzinde
  • Yazilarim
  • Arkadaşlarım


    widgeo hasankuzucuk
    sevgipinari01
    marifetatolyesi
    kayipsehirler
    hayatguzeldir88
    bidunyahobi
    birdirbir
    ozdencicek
    birincitekilsahis
    kitabooku
    vedudsevgisi
    fuadyusufoglu
    farenjitnedir
    ezelinur23
    guden
    halesira
    medreseizehra
    sessizyusuf
    IcimdekiEzanSesi
    rindiseyda
    dirilisyazilari
    mustafa1yesil
    aisece
    mavidunya
    mesutizm
    zerirem
    candedim
    gulmevsimi
    davutkurkut
    dilsizmutercim
    asligonca
    denemeyarismasi
    siiryarismasi
    mucahid23
    nurBOZKURT
    unsal1
    iskenderpala
    birLahza
    rindiseyda1
    talhamedeni
    charmangel
    gulumcan
    azadgulu
    gezegen42
    mehmetorhandurdu
    GaRiPatolyesi
    asikatularabiyye
    DaMLaLaRaLTiNDa
    pehlivanturkey
    siratimustakim
    Mansur
    visalyolcusu
    mevlana1
    netline
    siberdevlet
    cennetulhuri
    davud
    qulistan
    vuslatgulu
    horseracing
    yasaminbutunrenkleri
    birzerre
    kerrar
    milligrs
    morvadi
    merveNuraslan
    filbahar
    webmasterkaynaklari
    kulkedisisendromu
    nuraaaDOGRU
    sikayetname
    videow
    umiddemir
    lifesaver41
    kesintisizguckaynagi
    bennur76
    devederesikoyu
    00yedi
    feyne
    leventahmet
    saclariniz
    teknikpcdersleri
    webtc
    ihya
    ruzname
    ortamkaynak
    erva
    karlitorosdaglari
    mutevekkil
    dilerim
    resimdostu
    ahmethocax
    zellankadef
    tncayg
    ervah
    adigebatur
    suspusunnotlari
    mutluhayat
    suhedacan
    eserden