Sırtında ne var?

2011-03-24 03:54:00

  Bir varmış bir yokmuş :) Böyle başlar ya hani masallar..Ama bu anlatacağım masal değil, gerçekten yaşanmış bir zamanlar, şimdi masal olsa da..   Efendim delilerin-velilerin çok olduğu o eski zamanlardan birinde, meczubun biri camiye girer, belli ki namaz kılacak..Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır..Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider..   Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar gelir camiye ve tam namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar..Ama sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını.   Eğilip kalktıkça yere düşen odunlar, çıkardığı ses vs. derken, tabii cemaat de rahatsız olmuştur bu durumdan..Nihayet biter namaz, bitmesine ama her kafadan bir ses çıkar..Herkes kıpırdanmaya, adama söylenmeye başlamıştır bile..İmama kadar ulaşır sesler, hafiften tartışmalar..   İmam aynı mahalleden, bilir az çok garibin halini, şefkatle yaklaşır meczubun yanına ve der ki:   “Oğlum böyle namaz mı olur, sırtında odunlarla, sen ne yaptın? Hem kendini hem de çevreni rahatsız ettin bak, bir daha namaz kılmaya yüksüz gel olur mu?”   Bunu duyan meczub melül-mahzun, ama manalı bir bakışla sorar:   “Âdetiniz böyle değil mi?”   “Ne âdeti?!” der Hoca..   Cemaat da toplanmış, merak ve şaşkınlıkla olayı izlemektedir o sıra..   Der ki meczub bu kez:   “Hocam ben namaz kılmak için girdim camiye, şöyle kendime uygun bir yer ararken içeridekilere baktım, gördüm ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki adet böyledir, ben de şu odunları yüklendim geldim işte, neden kızıyorsun? Kızacaksan herkese kız, tek bana değil!   ... Devamı

Kusur bulmamak

2011-03-06 20:17:00

Şiblî Hazretleri diyor ki hayatımda üç şeyden ders aldım. Bir tanesi bir kadın… Kadın saçı başı darmadağınık huzuruma geldi. “Ya Şiblî! Kocam beni terk etti bir şey yap bana dönsün çok perişanım.” dedi. Ben de dedim ki “Ey kadın! Saçını başını topla edebe gel, şu halini düzelt karşıma öyle çık.” Kadın bana dedi ki, “Ya Şiblî! Ben bir adama âşıkken saçımı başımı göremeyecek haldeyim, sen koskoca Allah sevgilisisin, Allah’a aşık diyorlar senin için, nasıl insanların kusurlarını görebiliyorsun?” deyince bundan çok utandım ve çok ders aldım diyor Hz. Şiblî. İkincisi on yaşlarında bir çocuk… Ona bir mum yaktım ve ukalaca sordum; “Bu mumu yaktım şulesi nerden geldi?” Çocuk güldü ve muma üfledi, söndürdü. “Bak amca şimdi nereye gittiyse oradan geldi.” dedi. İşte bundan da çok ders aldım diyor. Kimseyi küçük görmemeyi ve kimseye hürmetsizlik etmemeyi öğrendim. Ama üçüncüsü beni en çok adam edendir diyor. Bir sarhoş gördüm, çamurların içerisinde; “Oğlum düşeceksin, çamurlara yuvarlanacaksın nedir bu halin utanmıyor musun?” deyince; “Boşversene ya Şiblî!” dedi sarhoş. “Beni bir kova su temizler ama sen benim kusurumu görüyorsun. Kusur göreni Allah hiç affetmez. Hele senin seviyendeyse hiç temizlemez, utan utan.” Bunun gibi insan-ı kâmil görecek bir kusur bulamaz. Her şeydeki güzelliği görür, her şeyden bir güzellik çıkarır. Kenan Rifâî İle Aşka Yolculuk Cemalnur Sargut - Sadık Yalsızuçanla... Devamı

Nefsi ıslah

2011-03-06 20:12:00

Soru: Nefsimiz kötüdür, öldürelim, ezelim gibi kötü muamele mi, yoksa ona daha farklı muamele mi yapmak lazım terbiye için? Cevap : Yumuşaklığı tercih edin. Sevgi ve yumuşaklık insanı Allah"a götüren yegâne yoldur. Nefsin bütün isteklerini bir anda kesmek, bütün isteklerini bir anda yok etmek yanlış bir yöntemdir. “Ana vanaları kesmeyin, küçük boruları kesin, o zaman kolaylıkla suyun gidişini ayarlayabilirsiniz.” Bu ne demek? “Nefsin aşırı isteklerini birden kesmeyin. Küçüklerden başlayın. Meselâ en kolay gelen ne? Yalan söylememek mi? Önce orayı bırakın. Çünkü küçük gibi gözüken nefsani hatalar çok büyük neticelere sebebiyet verebilirler. Onun için oradan başlayın.” Hz. Mevlâna buyuruyor ki, “Nefis köpek gibidir, aç bırakırsan saldırır, doyurursan gaflet eder, uyur. Yarı aç yarı tok bırakırsan sana faydalı olur.” Cemal Nur Devamı

Sükût

2011-03-06 20:02:00

Sükût iki türlüdür: Dilin sükûtu ve gönlün sükûtu. Dilin sükûtu, malâyâni yani dedikoduyu, boş konuşmayı lüzumsuz lâfları terk etmek. Malâyâni ve boş sözlerle vakit geçirmek insan ruhu için çok büyük bir azaptır. Gönlün sükûtu hamd makāmıdır. Hamd çok yüce bir makāmdır. Hamd şükürden de öte bir makām. Şükür Allah"ın verdiği güzelliklere hal ve dil ile memnun olduğumuzun ifadesidir.. Hamd ise sıkıntıya belâya hepsine birden memnuniyet ifadesidir. Cemal Nur Sargut Şükür bir bağdır, nimetler de av.. Şükür sesi işittiğin zaman daha fazla elde edilmiş olmaya hazırlan. Allah kulunu severse onu bir belâya uğratır, sabrederse kendisi için seçer. Şükrederse onu daha fazla beğenir ve ayırır. İnsanların bazıları kahrı için, bazıları da lütfu için şükrederler. Bu her ikisi de hayırlıdır. Çünkü şükür kahrı lütuf şekline koyan bir panzehirdir. Mevlana- Fîhi mâ-fîh Devamı