Mıknatıs yalnızca demir tozlarını çeker!

2011-01-18 16:16:00

Sahabelerden birisi Gül Efendim’e gelir ve sorar:   -Ya Resulullah! Ben müslüman olmadan  önce  iyi biriydim; muhtaçlara yemek yedirmeyi severdim, cömerttim, merhametliydim ve bunlar gibi başka güzel hasletlerim çoktu..Acaba onlara da bir sevap var mı, yoksa eskide mi kaldı hepsi?   Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyururlar:   -Sen o iyi hallerin sebebiyle müslüman oldun!..   ..........   Demek ki mıknatıs, sadece demir tozlarını çekiyor!   ●   Bazen insan ibadet edemediğinden yakınır ya hani?.   “Namaz kılamıyorum.." “Hep bir yerden başlayayım diyorum olmuyor!” "Dua etmek içimden gelmiyor hiç.." "Camiye gidemiyorum" gibi..   İşte belki de o zamanlar, özellikle uzaklaştırılıyoruz!   Nasip olmuyor..   Bizde yarar bir şey göremiyor Rabbimiz ve çağırmıyor bizi huzuruna.. Duada da öyle..   Bazen nasıl da ağlayarak, huşû ile yakarırız, duadan nasibi olan isimler gelir aklımıza hemen, zikrederiz. Ama bazen de dua edemeyiz hiç.   Ettirilmeyiz!   Yoksunluğumuz, yoksulluğumuzdandır işte..   Bizde Allah’a yarar bir amel yoksa, yoksuluz demektir çünkü. Mıknatıs yalnızca demir tozlarını çeker! Bizde, O'nu memnun edecek niyet ve ameller, Rahman'ı- Rahmeti çeken özellikler varsa o zaman, Allah da bize rahmet nazarıyla bakacak ve açacak kilitlerimizi tek tek..   ●   Bazen çevrenizde görürsünüz hani, çok dindar olmadığı halde, başkalarının mutluluğu için koşturan çok merhametli,  çok cömert, iş bitirici, ken... Devamı

Kürt olarak yattım, Arap olarak kalktım

2011-01-01 00:53:00

Başlık ilginç değil mi? Ben de duyunca “Aa nasıl oluyor bu?” demiştim.. Kürt olarak geceleyip, sabaha Arap uyanacaksın! Olacak iş mi? Tabii işi bilmeden, derine inmeden anlaşılamıyor, anlatacağım şimdi ;) Efendim biz bir grup arkadaşla beraber "Mesnevi Okumaları"na başladık.. Hayırlısı inşaAllah, iyi de gidiyor ;) Geçen dersimizde hocamız, Hz. Mevlana'nın Arapça olarak yazdığı "Dibâce"ile giriş yaptı.. Dibâce, Farsça bir kelime ve "mukaddime" "önsöz" anlamına geliyor.. Merak eden Terceme-i Dîbâce-i Mesnevî'yi, netten bulup okuyabilir.. Asıl anlatmak istediğim, o metinde Hz.Mevlana'nın Hüsameddin Çelebi'yi överken bahsettiği ve “O'nun şeyhi” olarak tanımladığı Şeyh EbulVefa Kürdi ve meşhur sözü.. Başlıkta kullandığım söz O'na ait; "Emseytu kurdiyyen ve esbahtu arabiyyen" Hiç duymamıştım şimdiye dek bu hikayeyi ve EbulVefa hazretlerini ve bu sözünü.. Hocamız bu sözün hikayesini anlattığında çok duygulandım, gözyaşlarıma hakim olamadım, inanın.. O ne ihlas, o ne aşktı öyle ya Rabbi.. Böyle aşık olana tüm kapılar açılıyordu demek.. Böyle isteyene, içten-samimi olana "gel!" deniyordu.. Ve istediği veriliyordu.. Hani "ihlas"ı tarif için derler ya; "Melek bilmez ki yaza, şeytan bilmez ki boza, insan da farketmez ki Rabbine onunla nazlana.." Şeyhimize de aynen böyle olmuş işte..Arapça anlıyor, konuşuyor ama farkında değil..İhlası, azmi ve aşkı sebebiyle ilmü ledünne, vehbi ilme sahib olmuş bile, hem de bir gecede subhnaAllah.. Ben arama motorlarında aradım bu hoş hikayeyi ve en doğru kaynaktan Fatih Çıtlak hocamızın aktarımıyla b... Devamı

Noel Anne

2010-12-25 04:30:00

  Kutuma düşen bir mailin başlığı şöyle:   Bu yıl hediyeleri Noel Anne dağıtıyor!   Gülsem mi ağlasam mı? Bir "Noel Anne"miz eksikti o da oldu.   Girdim siteye, meğerse hediyelik eşyalar satan bir sanal mağazanın reklamıymış..   Sipariş edilenleri, bu yıl "noel anne"ler taşıyacak demek?!   Aman ne memnun olduk, biz de  bıkmıştık zaten "noel baba"lardan, değişiklik iyi gelecek! İşte "Tut bir düzen para kazan!" bütün hikaye, herkes cebini doldurmaya bakıyor.   Siz doldurun kasalarınızı..Biz anne-baba bakmayız alırız hediyeleri..   Yılbaşında hediyesiz olur mu hiç?..Velev bir iç çamaşırı. İlla olmalı..   En kırmızısından hem de!   Yoksa uğursuzluklar peşimizi bırakmaz ha aman!   * Baksanıza sokaklar, çarşılar, vitrinler yer gök hediye..Bir de ışıltılı, pırıltılı..   Sürü psikolojisi işte..Almayacak olan da yitip gidiyor kalabalıklarda..   Kanmayacak olan da kanıyor, yanmayacak olan da yanıyor yani kısaca..   Sıkı mı?! Alacaksın tabii. Eh ardından da şubatta, sevgililer günü var zaten, elde kalanlar da o zaman pazarlanır. Nasılsa renk yine kırmızı..   Gel vatandaş! "Her gün"e uyar kırmızılarımız vaaar!..   * Merak ettim baktım nerden geliyor bu "kırmızı renk" tutkusu diye?   Vikipedi'de şöyle yazıyor: " Popüler Noel Baba imajı, çizer Haddon Sundblum'un, 1931 yılından itibaren Coca-Cola şirketi için hazırladığı çizimlerle son halini almıştır. Sundblum'un Noel Baba'sı, şişman, beyaz sakallı, uçları beyaz kürklü kırmızı bir kıyafet giyen, siyah kemerli, siyah çizmeli, yumuşak kırmızı şapkalıydı"   ... Devamı

Al sana hakaret; "Namaz kılıyor musun?"

2010-12-13 00:25:00

Bir müslümana; "Namaz kılıyor musun?" diye sormak en büyük hakarettir bence..Hem de böyle bir soruyu sormaya, utanır insan..   Neden mi?   Müslüman çünkü. Elbet kılacak.Gayrısı mümkün değil.   Müslüman "teslim olmuş" demek çünkü. Kime? Rabbine. Kayıtsız şartsız her emrine hem de.   Bir müslümana; "Namaz kılıyor musun?" demek, Önce ona –kılmayana- hakaret, Sonra  bizi Yaradan'a.. Sonra tüm kainat ve içindekilere..   Çünkü yaradılmış herşey, canlı-cansız O'na boyun büker, itaat eder.   Hiç siz; "Bu bahar açmayacağım" diyen bir çiçek gördünüz mü? Ya da; "Bıktım artık meyve vermeyeceğim" diyen bir ağaç?   Ya; "Bundan sonra size süt-müt yok başınızın çaresine bakın" diyen bir inek? "Bugün canım istemedi doğmayacağım" diyen güneş?..   "Şeker depo etmeyeceğim" diyen bir karaciğer? "Yoruldum bugün çalışmayacağım" diyen bir kalp? "Aldığım nefesi vermeyeceğim" diyen akciğer?   Yok, görmedik..Göremeyiz de. Uzatın misalleri böylece..   Çünkü her yaradılmış kendince ibadette, duada.. Ne için yaratıldıysa onun için yaşamakta..   Nerdesin ey insan? Bak senden aşağı varlıklar dahi kullukta.. Senin vücudunu oluşturan organlar dahi O'na secde ederken, Sen nerdesin?   Rabbimiz buyuruyor: "Ben cinleri ve insanları sırf beni tanıyıp yalnız bana ibadet etsinler diye yarattım." Ve Kur'an'da 87 kez "namaz" emri tekrarlanır, çağrılır insa... Devamı